Serhat Aslan, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde Periodontoloji alanında doktorasını “İmplant operasyonu sırasında oluşan bukkal dehisens defektlerinde kemik greftleriyle birlikte kullanılan kolagen membran konumunun yeni kemik oluşumuna etkisinin değerlendirilmesi” isimli tez çalışmasıyla tamamlamıştır.
İzmir Alsancak'ta bulunan kliniğinde Periodontoloji Uzmanı olarak çalışmaktadır. Milan Üniversitesi (İtalya), Biyomedikal, Cerrahi, Dental Bilimler Bölümü'nde öğretim üyesi, KU Leuven Üniversitesi (Belçika) Periodontoloji ve Oral Mikrobiyoloji Bölümü'nde misafir öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Tam papil koruma tekniğini (Entire papilla preservation) tanımlayarak rejeneratif periodontal cerrahi alanına katkıda bulunmuştur. Ulusal ve uluslararası kongrelerde davetli konuşmacı olarak yer almış, bilim ve sunum ödülleri kazanmıştır.
Türk Periodontoloji Derneği Yönetim Kurulu'nda Genel Sekreter ve Avrupa Periodontoloji Federasyonu delegesi olarak görev yapmaktadır. Dr. Aslan; Avrupa Periodontoloji Federasyonu (EFP), İtalyan Periodontoloji ve İmplantoloji Derneği (SIdP), Uluslararası İmplantoloji Takımı (ITI), Estetik Diş Hekimliği Akademisi Derneği (EDAD) üyesidir. Periodontoloji alanında tek ve çok merkezli klinik çalışmalar yürüten Dr. Aslan, rejeneratif biyomateryaller ve farklı cerrahi tekniklerin yumuşak ve sert dokulara olan etkileri ve klinik sonuçları üzerine yoğunlaşmıştır.
Kaybedilen diş dokularının yerini protetik işlemlerle yeniden oluştururken, bilgisayar destekli ölçü tekniği ve anında üretebilen kazıma sistemleri sayesinde hızlı ve etkili bir tedavi sağlar.
Eksik dişlerin tamamlanması amacıyla çene kemiği içerisine yerleştirilen titanyum implantlar, komşu dişlerin yapısal bütünlüğünü korur. Bu tedavinin önem verilmesi gereken noktaları; doğal diş çevresindekine benzer bir diş eti yapısına sahip olması, implantı çevreleyen kemiğin yeterli boyutlarda olması ve diş etine zarar vermeyen uygun protezlerin uygulanmasıdır.
Yapılan rejeneratif cerrahi işlemlerin başarısını doğrudan etkileyen mikrocerrahi uygun büyütme sistemleri (cerrahi mikroskop ya da büyüteç), aydınlatma ve daha küçültülmüş alet kullanımı prensiplerine dayanır. Etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış olup, günümüzde altın standart sayılmaktadır.
Toplumun büyük bir kesimini etkileyen diş eti hastalığının tedavisi, hekim ve hastanın üzerine düşen görevleri eksiksiz yapmasıyla mümkündür. Kanayan diş eti hastalığın ilk bulgusudur. Ancak bu durum sigara içen bireylerde, olması gerekenden daha az gözlenebilir. Tedavinin en önemli basamağı, hastaya özgü ağız bakım alışkanlıklarının kazandırılması, sürdürülmesi ve hijyenin üst seviyelere taşınmasıdır.
Diş eti hastalığı, tedavi edilebilir bir hastalıktır. Yapılan bilimsel çalışmalar ışığında, gerek cerrahisiz gerekse cerrahi tedavi yöntemleri uygulanarak diş eti sağlığı geri kazanılır.
Sağlıklı diş eti asla kanamaz. Kanama, diş eti hastalığının en önemli bulgusudur. Diş eti hastalığı bulunan birey, genelde ağrı duymaması nedeniyle tedavi gereksiniminin farkında olmayabilir. Yapılan diş eti muayenesi sırasında, diş çevresi kemik kaybının şiddeti milimetrik olarak ölçülür ve tedavi seçenekleri birlikte tartışılır.
Günümüzde sıkça yapılan dental implant uygulamalarında karşılaşılan problemlerden biri de implant çevresi diş eti hastalığıdır. Peri-implant mukozitis ve peri-implantitis olarak ikiye ayrılmaktadır. Mukozitis, implant çevresi diş etinde; implantitis ise diş etiyle birlikte kemiğin de iltihabını içermektedir.
Tüm bu bilgiler değerlendirildiğinde, periodontistin temel hedefinin sürdürülebilir bir ağız ve vücut sağlığı olduğu söylenebilir.
![]() |
Kültür Mah. Meksika Sok. No:17 D:1 Alsancak, İZMİR |
![]() |
+90 533 934 23 04 |
![]() |
perio@drserhataslan.com |